Meleğin Sırları (Broken Angel) / Тайны ангела(2008) - Форум — Форум о Турции - Мой дом Турция - BENİM EVİM TÜRKİYE
Türkçe:
Форма входа
логин
пароль
Наш опрос
Говорите ли Вы в своей повседневной жизни по-турецки?
Всего ответов: 4024

Конвертер валют
Новости сайта
Проблемы с сервером
Почему возникают проблемы? Что делать? Это только у меня или у всех?
Новый набор на курсы турецкого
Новый БЕСПЛАТНЫЙ курс турецкого стартует 15 сентября! Не пропустите!
Авторские права на тексты
Яндекс на защите авторских прав сайта "Мой дом - Турция"
Все новости
Погода в Турции
Статистика
Пользователи
Гости сайта

Сегодня нас посетили:

Новое на форуме · Правила форума · Поиск по подфорумам · RSS

Страница 1 из 11
Модератор форума: Alina, Denizkiz 
Форум » Турецкие фильмы и сериалы - Türk filimler ve diziler » Турецкие фильмы и фильмы о Турции - Türk Filmleri » Meleğin Sırları (Broken Angel) / Тайны ангела(2008) (Хороший фильм, советую всем посмотреть!!!)
Meleğin Sırları (Broken Angel) / Тайны ангела(2008)

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:03 | Сообщение # 1
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off

Название: Meleğin Sırları (Broken Angel) / Тайны ангела
Производство: Турция - США, 2008
Жанр: драма
Режиссер: Aclan Büyüktürkoğlu
Автор сценария: Leslie Bates Büyüktürkoğlu
Актеры: Nehir Erdoğan (Ebru), Nilüfer Açıkalın, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Jay Karnes, Patrick Muldoon, Zachary Charles
Музыка: Kemal Günüç
Продолжительность: 120 мин.
Дата премьеры: 14 марта 2008

Мать отправляет юную турчанку по имени Эбру в Соединенные Штаты Америки для изучения английского языка. Но там неопытная, невинная Эбру постигает истину, что условия жизни в Америке совсем не похожи на грезы из знаменитых голливудских фильмов. Поучительная история, запечатленная в фильме, основана на реальных событиях.

Картина совместного турецко-американского производства “Meleğin Sırları” или “Broken Angel” в англоязычном варианте, снятая живущим в США бывшим артистом Государственного театра Анкары Аджланом Бюйюктюркоглу, затрагивает большое количество психологических проблем. Высокобюджетный фильм, в котором задействованы все возможности кинематографии Голливуда.
Прикрепления: 9795016.jpg(663Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»


Сообщение отредактировал ELMAchka - Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:16
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:04 | Сообщение # 2
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off


Meleğin Sırları

Sinemalar.com Puanı:
6.5/10
IMDB Puanı:
6.2/10
Yapım:
2008 ~ ABD, Türkiye
Tür:
Dram
Yönetmen:
Aclan Büyüktürkoğlu
Oyuncular:
Nehir Erdoğan, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Nilüfer Açıkalın, Patrick Muldoon, Fay Masterson, Jay Karnes, Ajla Hodzic, Kevin Corchiani, Zachary Charles, Aclan Bates, Ayse Nil Samlioglu, Chihye Chung, Clyde Kusatsu, Emrah Polatoglu, Erik Eidem, Hayati Akbas, Indira Gibson, Jason Suhrke, Jerrika Hinton, Maree Cheatham, Mary Beth Rim, Matt Medrano, Michael Umansky, Seth Baird, Sharmila Sahni, Yuri Bradac
Senaryo:
Leslie Bates Büyüktürkoğlu
Senaryo (Kitap):
Tülay Pırlant
Yapımcı:
Kevin Corchiani, Leslie Bates Büyüktürkoğlu
Görüntü Yönetmeni:
Neil Lisk
Müzik:
Kemal Günüç
Dağıtım:
Warner Bros
Gösterim Tarihi:
14 Mart 2008 (Türkiye)

Annesi tarafından ABD'ye gönderilen ancak oradaki hayat şartlarının filmlerde sunulduğu gibi toz pemde olmadığını anlayan masum bir genç kız olan Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları ve başına gelen kötü olaylar sonras
Прикрепления: 4262077.jpg(105Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»


Сообщение отредактировал ELMAchka - Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:25
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:18 | Сообщение # 3
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off
Meleğin Sırları

Los Angeles'te çekimine başlanan ilk Amerikan - Türk ortak yapımı 'Broken Angel' adlı sinema filmde başrolü 'Yabancı Damat' dizisiyle yıldızı parlayan Nehir Erdoğan üstlendi. Film, yine Amerika'da yaşayan Türk yazar Tülay Pırlant'ın 'Rüzgarlı Şehir' isimli kitabından esinlenerek hazırlandı.

İngilizce öğrenmek amacıyla ABD'ye gelen 'Ebru' adlı Türk kızının başından geçenleri konu alan filmde Nehir Erdoğan'a Türk oyuncular Nilüfer Açıkalın ve Ayşe Nil Şamlıoğlu eşlik ediyor. Amerikan sinemasından ise 'The Shield' dizisiyle tanınan Jay Karnes ile 'Starship Troopers' filmiyle zirveye çıkan Patrick Muldoon, filmin ana karakterlerini canlandırıyor.
Filmin yönetmenliğini ise ABD'de yaşayan Ankara Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu yapıyor. Büyüktürkoğlu, Amerikan Film Enstitüsü'ne seçilen ilk Türk yönetmen olarak yılların tecrübesini bu filmiyle beyaz perdeye aktarıyor. Los Angeles'taki çekimlerde çalışan ekibin ve oyuncuların çoğu, Hollywood profesyonellerinin üyesi olduğu DGA, UNION, SAG gibi derneklerden geliyor.

'Broken Angel - Meleğin Sırları' adlı film, Hollywood dizilerinde gördüğü ABD'yi yaşamak üzere Los Angeles'a gelen genç bir kızın, burada hayat şartlarının aslında göründüğü kadar kolay olmadığını anlaması ve yaşadığı zorlukları anlatıyor. Filmin ana karakteri Ebru (Nehir Erdogan), annesi tarafından Amerika'ya gönderilir, fakat oradaki hayatın Amerikan dizilerindeki gibi olmadığını fark eder.

Ebru'nun buradaki talihsizliklerle dolu yaşamı bir gün Rusty adında sağır bir sanatçı ile tanışmasıyla yön değiştirir.
Filmin yapımcısı Leslie Büyüktürkoğlu, 'Broken Angel' filmiyle, dünya televizyonlarında gösterilen olumsuz Türk imajının değişeceğini söyledi. Filmden elde edilecek gelirin yüzde 10'u da Kuzey Carolina'da kurulan Bridge to Turkiye Fund'a aktarılacak. Büyüktürkoğlu, "Böylece bir taşla iki kuş değil adeta bir taşla bir kuş sürüsü vurmuş olacağız" diye konuştu.

'Bridge to Turkiye Fund' projesi aracılığıyla elde edilecek gelir Erzurum'da yapımına başlanan okulun bitirilmesinde kulanılacak. Filmin Uygulayıcı Yapımcısı olan Kevin (Kenan) Corchiani'nin, 1994 yılında Efes Pilsen basketbol takımının oyun kurucusu Chris Corchiani tarafından evlat edinilmesi ve Corchiani ailesinin maddi olarak 'Bridge to Turkiye Fund' projesini desteklemesi de filmle ilgili bilinmesi gereken bir başka ilginç detay olarak gösterildi.

İngilizce- Türkçe olarak çekilen ve başrolünü Türkler'in oynadığı ilk pozitif içerikli filmin yapımcıları, bunun Türkiye'nin gerçek yüzünü anlatmayı amaçlayan bir film serisinin ilki olduğunu planladıklarını belirtti. Çekimleri ve montajı Hollywood'da tamamlanacak olan filmin 2008 Mart ayında Türkiye'de gösterime girmesi bekleniyor.

“Meleğin Sırları – Broken Angel”

Hollywood Yapımı Türk Filmi “Meleğin Sırları” Filminin Posterindeki Sır

Yönetmenliğini ABD’de yaşayan Ankara Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu’nun yaptığı ve başrolünde Nehir Erdoğan’ın oynadığı Meleğin Sırları (Broken Angel) filminin posteri, bugüne kadar yapılan film posterlerinden çok farklı.

Postere dikkatle bakıldığında, filmin başrol oyuncusu Nehir Erdoğan’ın gözünün içine yerleştirilmiş gizli melek kanatları figürü fark edilebiliyor.

Alper Nakri ve Mehmet Palla tarafından 2 aylık bir çalışma sonunda yaratılan poster masum kalmaya çalışan ve her seferinde hırpalanan bir genç kızın hikâyesini anlatıyor.

http://www.pcteknik.net/sinema....rk.html


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:28 | Сообщение # 4
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off

Oyuncular

Nehir Erdoğan , Nilüfer Açıkalın , Ayşe Nil Şamlıoğlu , Jay Karnes , Patrick Muldoon , Zachary Charles Annesi tarafından ABD’ye gönderilen ancak oradaki hayat şartlarının filmlerde sunulduğu gibi tozpembe olmadığını anlayan masum bir genç kız olan Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları ve başına gelen kötü olaylar sonrasında düştüğü durumu ve onu bu kötülüklerden korumaya çalışan Rusty isimli işitme engelli bir sanatçı konu ediliyor.

Yapımcılığını Unicvisions ve Kenan Production’ın üstlendiği, yönetmenliğini ABD'de yaşayan Ankara Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu’nun yaptığı ve başrolünde Nehir Erdoğan’ın oynadığı Türk- Amerikan ortak yapımı MELEĞİN SIRLARI/BROKEN ANGEL, Mart ayında gösterime giriyor.

Прикрепления: 1911969.jpg(81Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:31 | Сообщение # 5
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off

Nehir Erdoğan, filmde kendisini en çok rol gereği sokaklarda dilendiği sahnelerin zorladığını söyledi.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]
Nehir Erdoğan'ın bir homeless'ı (evsiz) canlandırdığı Türk-Amerikan ortak yapımı "Meleğin Sırları/Broken Angel" filmi 14 Mart'ta vizyona giriyor. Erdoğan, filmde kendisini en çok rol gereği sokaklarda dilendiği sahnelerin zorladığını söyledi.


Ebru'nun dramı beyazperdede
Yapımcılığını Unicvisions ve Kenan Production’ın üstlendiği, yönetmenliğini [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]'de yaşayan [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu’nun yaptığı, Nehir Erdoğan’ın başrol oynadığı "Meleğin Sırları/Broken Angel" filmi, 14 Mart'ta Türkiye'de gösterime girecek. Film, İngilizce öğrenmek amacıyla [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]'ye giden Ebru adlı Türk kızının başından geçenleri konu alıyor.
İlginç bir tecrübeydi
Hollywood’da çekilen ilk Türk-Amerikan ortak yapımı film olma özelliği taşıyan "Meleğin Sırları/Broken Angel"da, annesi tarafından Amerika’ya gönderilen Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları sonrasında düştüğü durum beyazperdeye yansıyor. Filmde sokaklarda dilenerek yaşamaya çalışan bir homeless'ı (evsiz) canlandıran Nehir Erdoğan, "Benim için zor ama ilginç bir tecrübeydi" dedi.
Nehir Erdoğan, alkolik bir evsizi canlandırdığı filmde, elinde "Need beer" (Biraya ihtiyacım var) yazılı kağıtla sokakta otururken görülüyor.

http://www.onlinedivxfilm.com/melegin-sirlari-broken-angel.html

Прикрепления: 2293414.jpg(9Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»


Сообщение отредактировал ELMAchka - Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:45
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:38 | Сообщение # 6
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off
Hollywood Hayalleri Kuracak
Nehir Erdoğan, iddialı bir projeyle karşımıza gelecek!

ABD`deki Türkler`in hayali gerçek oluyor. Hollywood`a girmeyi hedefleyen yönetmen Aclan Büyüktürkoğlu, ilk filmi "Broken Angel" (Kırık Kanat) için start verdi. Başrol için Nehir Erdoğan ile anlaşıldı. Tülay Pirlant`ın "Rüzgarlı Şehir" kitabından senaryolaştırılan filmde Erdoğan, TV yıldızı olmak için Amerika`ya giden bir genç kızı oynayacak.

Bir Amerikan&Türk Yapımı...

Bir Aclan Bates Büyüktürkoğlu filmi...

Konu :
Ebru ( Nehir Erdogan ) annesi tarafından Amerika ' ya gönderilir ve fakat oradaki hayatın Amerikan dizilerinde olmadığını farkeder.. Ebru ' nun başına bir sürü kötü şey gelir. Fakat Rusty adında sağır bir sanatçı Ebru ' yu bu kötülüklerden korumaya çaLIŞIR..
Film, Hollywood dizilerinde gördüğü ABD’yi yaşamak üzere Los Angeles’a gelen genç bir kızın, hayat şartlarının aslında göründüğü kadar kolay olmadığı ve yaşadığı zorlukları anlatıyor. Filmin yapımcısı Cihangir “John” Safyurtlu, Broken Angel filminde, TV dizilerinde ve filmlerde gösterilen Türk imajının canlandırıldığı gibi olmadığının gözler önüne serileceğini ifade ediyor. Broken Angel, LLC adında bir şirket kurarak filmi hayata geçirecek filmin yapımcıları, filmden elde edilecek gelirin yüzde 10’unu da North Carolina’da kurulan Bridge to Turkiye Fund’a aktaracak. Büyüktürkoğlu, “Böylece bir taşla bir kuş değil adeta bir bir kuş sürüsü vurmuş olacağız” diyor.

“Broken Angel” İngilizce olarak çekilen ve başrolünü Türklerin oynadığı ilk pozitif içerikli film olma özelliği taşırken, filmin yapımcıları Broken Angel’i Türkiye’yi ve Türklerin gerçek yüzünü anlatan film serisinin ilki olmasını planlıyor. Her biri bir öncekinin daha uzunu olacak filmlerde uluslararası film izleyicilerine Türkiye ve Türkler pozitif bir imajla anlatılacak.

Прикрепления: 9072810.png(46Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:47 | Сообщение # 7
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off
Hollywood yapımı ilk Türk filmi olan ‘Meleğin Sırları’na dair sorulmamış, akla gelmeyen bir soru vardı: Hikayenin kahramanı Ebru hayatta mı?

Meleğin Sırları, Hollywood yapımı olması, Nehir Erdoğan’ın performansı, ünlü Amerikalı oyuncuları ve ‘Amerikan rüyası’nın kabusa dönüştüğü sahneleri ile vizyona girmeden yankı uyandırmıştı. Ancak filmin ardında yatan, 24 yıl önce yaşanmış gerçek hikayeyi kimse irdelemedi.

Sinemalar.com olarak film vizyona girmeden önce yönetmen Aclan Büyüktürkoğlu ile yaptığımız röportaja sayfalarımızda yer vermiştik. Filmin 14 Mart’ta vizyona girmesinin ardından, bu dramın dayandığı gerçek hikayeye ve hikayenin kahramanı Ebru’ya dair basında çok haber yer almaması üzerine, Aclan Büyüktürkoğlu’yla ikinci bir röportaj için soluğu İstanbul’da aldık.

Aclan Bey ve filmin dayandığı romanı hem senaryolaştıran, hem de yapımcılığını üstlenen eşi Leslie Büyüktürkoğlu ile, filmdeki dramın aynısından onlarcasının her gün yaşandığı İstiklal Caddesi’nde buluştuk. Filmlerini onlarla birlikte, filmde Ebru’nun annesini canlandıran tiyatro oyuncusu Ayşenil Şamlıoğlu’nun evinde izledik, ardından da başladık sormaya.

Fotoğrafları, fotokritik.com’la fotoğrafçılığa başlayan ve bu sıralar Türkiye’nin en meşhur taksi şoförü olan, geceleri taksicilik yaparken çektiği ‘sokaklarda yaşayanlar’ portreleriyle kareleri Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde arşivlenen Şevket Şahintaş çekti.

Sinemalar.com: Filme dair çok şey soruldu, ama Nehir Erdoğan’ın oynadığı karakter Ebru’nun gerçek hikayesine dair pek konuşulmadı...

Aclan Büyüktürkoğlu: Evet, Ebru’ya dair pek bilgi vermek istemedik. İnsanlar bunun sadece gerçek bir hikayeye dayanılarak yazılmış bir romandan uyarlandığını biliyor...

S.: Roman, Tülay Pırlant’ın “Rüzgarlı Şehir” adlı romanıydı. Amerika’da aslında Chicago’ya Rüzgarlı Şehir derler; gerçek hikaye de orada geçiyordu değil mi?

A.B.: Evet, olay aslında Chicago’da geçiyor. Ama biz çekimleri Los Angeles’ta yapmayı tercih ettiğimizden, hem Los Angeles Melekler Şehri olarak adlandırıldığından hem de filmin kahramanı da bir nevi ‘kanadı kırık bir melek’ gibi olduğundan, filmin ismini ‘Meleğin Sırları’ koymak istedik.

S.: Neden Hollywood’da çekmeyi tercih ettiniz peki?

A.B.: Birçoklarının düşündüğü gibi daha havalı olsun diye orada yapmadık; koşulları daha elverişli, ve söylemek istediklerimize daha uygun bir yer olduğu için Hollywood’u seçtik. Bir de eşim ve benim yaşadığımız yer Hollywood. Bu endüstrinin olanaklarından yararlanma imkanımız ve bağlantılarımız filmin burada çekilmesini daha kolaylaştırdı.

S.: Filmde Nehir Erdoğan’ı sürekli Hollywood’un ücra köşelerinde sokaklarda dilenirken, içki parası ararken, harap ve bitap bir şekilde görüyoruz. Ebru Hollywood’u aynen bu şekilde mi tecrübe etmiş hakikaten? Bazı insanlar filmde yaşananların gerçekliğine inanmakta zorlandılar, buna ne diyorsunuz?

A.B.: Bu sahnelerdeki herşey göründüğü kadar gerçek. İnanmayanlar hayatı Hollywood filmlerindeki ve tv dizilerindeki gibi zannedenlerden olsa gerek. Halk tabii ki önüne konulanla beslenmek durumundadır. Gündelik koşuşturma sırasında ve yaşamın zorlukları içerisinde pek çok konuda bilgi sahibi olamayabilir. Bu hiç de kınanacak bir durum değildir.

Halkı aydınlatacak olanlar bazı şeyleri kendine iş edinmiş ve bu yoldan ekmeğini kazananlardır. İşte bu noktada durum biraz çetrefilli olur. Çünkü bir biçimde bir yerlere gelmiş iki üç kişi, bir süre sonra olmadık şeylerden söz edip aklınızı karıştırabilir. Kendi gerçeğini size empoze etmeye yeltenebilir.

Ben en çok buna şaşırıyorum. Sen değil Türkiye dışına çıkmak, bulunduğun şehri terk etmemişsin, ondan sonra da okuduğun iki gazete, seyrettiğin üç film, kulaktan dolma beş havalı kelimeyle aniden bilgiç kesilip “bugün dünyanın her yerinde…” diye başlayan cümleler kurup, oralarda hayatın nasıl olduğuna ve olması gerektiğine dair tam anlamıyla bilgiçlik taslamışsın, halk da seni “herhalde bir bildiği vardır” diyerek ciddiye almış. O zaman burada ciddi bir sorun var demektir.

Eğer sen yurt dışı ve ABD gerçeğini bilmiyorsan ve buna rağmen “ne saçma, böyle şey mi olurmuş?” diyorsan kendini tuzağa düşürüyorsun demektir. Bir gün karşına biri çıkıp “en son ne zaman oralarda bulundun, kaç yıl yaşadın?” deyiverir.

Ha bir de yurt dışında bulunup gözünü halkın sorunlarından çok başka yerlere çevirip, bal kaymak yediysen o da yine senin sorunun. Sen öyle yaşamadın diye gerçek değişmez. Orada oturup kendini sorgulaman gerekir. Ama o da cesaret ister.Ebru’nun başına gelenler aslında filmdekinden daha da korkunç şeylerdi. Ama biz kapkara ve hiçbir umut olmayan bir film çekerek evlatlarını, yakınlarını yurt dışına göndermiş ya da gönderecek insanların yüreklerine korkular sarmak ve fikirlerini değiştirmek istemedik. Bizim derdimiz bazı noktalara dikkat çekmek ve bunu da didaktik olmadan ve hiç kimseye parmağımızı sallamadan yapmaya çalışmaktı.

Bu arada yurt dışında yaşamış hem erkek hem de kadın pek çok seyirciden çok duygusal iletiler aldık. Kimi neredeyse aynı yerden geçmis, kiminin arkadaşı aynen bu patikadan yürümüş. Kimi öyle şeyler yaşamış ki, bugün bile itiraf etmek istemiyormuş, ama filmde gördükleri sanki kendini ifade ediyormuş. Bunlar bizim için doğru yolda olduğumuzu gösteren değerli ifadelerdir.
Filmde yaşananların gerçekliğine inanmayan bay ve bayanlara da iyi uykular dilerim.

S: Filmin vizyona girmesinin ardından daha önce yurt dışında, alışık olmadığı bir ortamda yaşamış ve kötü tecrübelerle dönmüş insanlardan bir tepki geldi mi hiç?

A.B.: Birçok kişiden mail aldım ama özellikle bir tanesi çok etkileyiciydi. Amerika’da yaşamış genç kızlardan biri İstanbul’da filmi izlerken defalarca hıçkırıklara boğulmuş. “Tam anlamıyla kendimi gördüm beyazperdede” yazmıştı mailinde. İntihar etmenin eşiğine kadar gelmiş. Çevresinin etkisiyle insani pek çok değerini kaybetme noktasına gelmiş, hem kendine hem de başkalarına karşı tam anlamıyla güvenini yitirmiş. Korkunç alışkanlıklar edinmiş ve Türkiye’ye döndüğünde uzun yıllar süren tedavilerden sonra kendini toparlayabilmiş. Film bittikten sonra uzun süre oturduğu yerden kalkamamış.

S.: Filme gelen eleştiriler iki uçta seyrediyor. Yüksel Aytuğ’un başını çektiği bir kesim filmin muhteşem olduğunu düşünürken, Atilla Dorsay ağır eleştirilerde bulunmuş. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?

A.B.: Muhsin Ertuğrul’un bir deyişi vardır; “Seyircinin hükmü kesindir, temyize gitmez.” der. Film artık benden çıktı; artık seyircinin filmi. Olumlu ya da olumsuz kararı seyirci verir, ama bence film amacına ulaşmıştır. Ben hiçbir eleştiriyi kişisel algılamıyorum, tam tersine daha çok üretme ve daha çok mücadele etme duygusu uyandırıyorlar.

Kimseden, sırf Türkiye’de doğup büyüdüğüm, eğitimimi burada aldığım, kendi olanaklarım ve ABD’de yaşayan Türk toplumunun katkılarıyla Hollywood’da film çekmeyi başardığım için sempati beklemiyorum. Ancak hakedilmedik bir ağırlıkta eleştiri yapılmasını da genç sinemacılar adına istek kırıcı olarak değerlendiriyorum.

Ben mücadeleci bir insanım ama ağır ve hak edilmedik eleştirilerle filmi eleştirenler sadece genç nesil yönetmenlerin gözünü korkutur, birçok yeni yönetmende yılgınlık duygusu uyandırır. Ben bu tür bir yaklaşımı yapıcı, destekleyici ve cesaretlendirici bulmuyorum. Turk sinemasında son derece iyi işler yapılıyor. Bu işlerin giderek bütün dünya ülkeleri tarafindan ilgiyle izlenmesi de ancak yapıcı ve cesaret verici yaklaşımlarla olur.

Mesela bana yapılan en iyi iki olumsuz eleştiri İngilizce yayınlanan iki Türk gazetesinden geldi. Çok büyük bir ciddiyetle okudum, bazı noktalardaki endişelerini not aldım. Sonraki filmlerimde kesinlikle aklımda tutacağım değerli iki not var şu an elimde.

S.: Bu filmin oluşumunda herkesin ayrı ilginç bir hikayesi var aslında. Yapımcılardan Kevin, siz ve eşiniz Leslie... Filmdeki meşhur Amerikalı oyuncular da cabası...

A.B.: Kevin’in (Kenan) bakkal çıraklığından North Carolina’ya uzanan, Leslie’nin de Sacramento’dan Diyarbakir’a, ordan da Ankara ve sonra Hollywood’a uzanan ilginç hikayeleri var gerçekten de...Çok yazıldı çizildi bunlar zaten. İnsanlar filmdeki Amerikalı oyuncuları gördüklerinde tanıyorlar. Amerika’nın en ünlü pembe dizilerinden Days of Our Lives’da ve Türkiye’de de çok sevilen gençlik dizisi Melrose Place’te de oynamış Patrick Muldoon Nehir Erdoğan’ın ilk aşkını, The Shield dizisinin dedektifi Jay Karnes, çalıştığı restoranın sahibini, Nilüfer Açıkalın ise Karnes’ın eşini oynuyor.

S.: Bütün bu serüvenin başlangıcı olan kitap eşiniz Leslie'nin eline nasıl geçmiş peki? Filmin ardından kitabın yazarı Tülay Pırlant'a nasıl tepkiler geldi, onun hayatında neler değişti?

A.B.: Kitap İzmir’de yaşayan bir arkadaşım tarafından bize gönderildi. Hem senaryo hem de yapım aşamalarında Tülay Hanım’la son derece uyumlu çalıştık. Senaryonun her türlü versiyonu kendisine gönderildi. Önerileri alındı. Bazı ricaları üzerine istemediği sahneler düzeltildi. Biz insanın ve sanatçının emeğine saygı duyan bir ekibiz. Bu anlamda romana mümkün olabilen en yakın senaryoyu üretmek için çaba sarf ettik. Sanırım Tülay Hanım da ortaya çıkan sonuçtan son derece memnun. Kitap Goa Yayınları tarafından tekrar basıldı, bu da çok güzel bir haber. Biz de son derece olumlu tepkiler alıyoruz. Hem e-maillerime hem de Facebook’a binlerce tebrik ve teşekkür iletileri geliyor.

S.: Ailesinden, İzmir’deki çevresinden hiçbir tepki, haber gelmedi mi? Tülay Pırlant şu an İzmir’de yaşadığına göre Ebru’nun çevresini de tanıyor ve iletişim halinde demektir?

A.B.: Bizim bu konudaki tek referansımız romanın yazarı Tülay Pırlant’ın tarafımıza aktardığı bilgilerdi. Bu konuda ancak romanda yazıldığı kadarıyla bilgi sahibiyiz. Tülay Hanım Ebru’yu şahsen tanımış ve günlüğü bulan da oymuş. Gerek sözlü olarak, gerekse romandan yola çıkarak bize anlatılan neyse en yakın haliyle resmetmeye çalıştık. Tülay, Ebru’nun ailesi hakkında ser verdi sır vermedi. Biz de ailenin zarar görmemesi ve olayın ajite edilmemesi için böylesini daha uygun bulduk zaten.

S.: Romanda daha birçok şey değişti diye biliyoruz. Ebru’nun gerçek hikayesinde bilinmeyenler, konuşulmayanlar nedir?

A.B.: Hikayenin kokusunu bozmayacak şekilde bir sürü şeyde değişiklik yaptık tabii. En önemlisi hikayenin sonunu değiştirdik. Bunun da sebebi film külkedisi hikayesi olmasa da, umuttan yana bir pay bırakabilme isteğimizdi. Yaşanan onca acı tecrübenin ardından, hala ve daima bir umut olabileceğini göstermek istedik...

S.: Gerçekte nasıl gelişiyordu olaylar? Gerçek hayatta Ebru’nun hikayesi nasıl bitti?

A.B.: Film zaten Ebru’nun Amerika’da kayboluşunu takiben ailesinin onu aramak için Amerika’ya gidişi ile başlıyor, ve olaylar geri sarılıp Ebru’nun tarafından anlatılıyor. Ebru, İzmirli, orta halli bir ailenin son derece naif kızı. Hayata pembe gözlüklerle bakıyor. Amerika’da bünyesinin alışamayacağı kadar büyük ihanetler ve hayal kırıklıklarıyla karşılaşıyor, inanılmaz tuzaklara düşüyor. Hem ruhen hem de fiziken tecavüze uğruyor. Büyük bir aşk yaşıyor, aldatılıyor, onun yarasını sarmak için yaşadığı ikinci aşkta ilkinden de beter bir son geliyor. Aklını kaybediyor, deliriyor.

S.: Peki 24 yıl önce yaşanmış bu hikayenin sonunda ne oluyor aslında?

A.B.: Ebru kayboluyor. Kaybolunca Tülay Hanım, yani filmde Nilüfer Açıkalın’ın oynadığı Ebru’nun çalıştığı restoranın sahibi, konsolosluğa haber veriyor. Ebru’nun ailesi onu aramak için Amerika’ya geliyor. Ancak aradan iki hafta geçmeden Ebru’nun kıyafetleri Chicago’daki Michigan Gölü’nün kenarında bulunuyor. Cesedi hiçbir zaman bulunamıyor ama öldüğü kabul ediliyor ve ailesi oradayken bir cenaze töreni bile düzenleniyor...

S.: Yani Ebru şu an hayatta ve bu filmi izlemiş olabilir öyle mi?

A.B.: Kim bilir...Her zaman bir umut vardır...

http://www.sinemalar.com/haber/343/Melegin-Sirlarinin-Perde-Arkasi/0/


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»
Оффлайн/ Off- line

ЭЛЬМАчка

Дата: Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:51 | Сообщение # 8
Группа: Проверенные
Посол в Турции
Сообщений: 856
Награды: 2
Репутация: off
Meleğin Sırları martta vizyonda...

Yapımcılığını Unicvisions ve Kenan Production'ın üstlendiği, yönetmenliğini ABD'de yaşayan Ankara Devlet Tiyatrosu eski sanatçılarından Aclan Büyüktürkoğlu'nun yaptığı ve başrolünde Nehir Erdoğan'ın oynadığı Türk - Amerikan ortak yapımı “Meleğin Sırları / Broken Angel” Mart ayında vizyona girecek.

İngilizce öğrenmek amacıyla ABD'ye gelen Ebru adlı Türk kızının başından geçenleri konu alan filmde Nehir Erdoğan'a Tük oyuncular Nilüfer Açıkalın ve Ayşe Nil Şamlıoğlu eşlik ediyor.

Çekimleri Hollywood'da gerçekleştirilen ilk Türk - Amerikan filmi olma özelliği taşıyan “Meleğin Sırları / Broken Angel”da sadece Türk oyuncular değil, Amerikan ve Türk seyircisinin yakından tanıdığı Amerikalı oyuncular da yer alıyor.

Digitürk'te yayınlanan “The Shield” dizisiyle tanınan Jay Karnes, “Starship Troopers” ve “Stigmata”filmiyle zirveye çıkan ve “Days of Our Lives”, “Melrose Place” gibi dizilerle ülkemizde de tanınan ve People dergisi tarafından dünyanın en güzel 50 kişisi listesine seçilen Patrick Muldoon ve “Asteroid” filmin ana karakterinden Zachary Charles, filmde önemli rollerde yer alan Amerikalı oyuncular arasında.

Filmde, annesi tarafından ABD'ye gönderilen ancak oradaki hayat şartlarının filmlerde sunulduğu gibi tozpembe olmadığını anlayan masum bir genç kız olan Ebru'nun aşk hayatında yaşadığı hayal kırıklıkları ve başına gelen kötü olaylar sonrasında düştüğü durumu ve onu bu kötülüklerden korumaya çalışan Rusty isimli işitme engelli bir sanatçı konu ediliyor.


Meleğin Sırları / Broken Angel'ın başrolünde Nehir Erdoğan oynuyor.

Прикрепления: 0533174.jpg(16Kb) · 7387415.jpg(19Kb)


И каждую позднюю ночь я шепчу: «Спасибо, Всевышний, я люблю его … правда …очень сильно люблю…»


Сообщение отредактировал ELMAchka - Среда/ Çarşamba, 09.02.2011, 17:53
Оффлайн/ Off- line

DJ

Дата: Понедельник/ Pazartesi, 13.02.2012, 00:05 | Сообщение # 9
Группа: Проверенные
Заядлый турист
Сообщений: 67
Награды: 0
Репутация: off
Фильм не очень, очень затянутый. И все ее несчастья от того, что она вообще девочка наивная.. Сама в Америке живу, а такую историю в первый раз слышу. Наверное после просмотра этого фильма родители ни за что не отпустят своих детей в Америку на учебу! :$ :)
Оффлайн/ Off- line
Форум » Турецкие фильмы и сериалы - Türk filimler ve diziler » Турецкие фильмы и фильмы о Турции - Türk Filmleri » Meleğin Sırları (Broken Angel) / Тайны ангела(2008) (Хороший фильм, советую всем посмотреть!!!)
Страница 1 из 11
Поиск:
▲ Вверх